16/01/26 | Ortahisar/Trabzon – The Pause Art
Dışarıda hava serindi. İnsanlar atkılarına sarılmış, adımlarını hızlandırarak sokaklardan geçiyordu.
İçeride ise bambaşka bir iklim vardı.
The Pause Art’ın kapısından girildiğinde, zaman biraz yavaşlıyor gibiydi. Loş ışık, duvarlardaki sanat işleri, masaya yayılan doğal malzemeler… ve arka planda usulca yükselen o tanıdık koku: sıcak şarap.
Banurca’nın tütsü atölyesi bu kez doğanın ortasında değil, şehrin kalbinde kuruldu. Ama ilginçtir, his yine aynı yere çıktı: içe doğru.
Masamızda yine doğadan gelenler vardı: kurutulmuş çiçekler, aromatik otlar, dallar, ipler…
Ama bu kez onlara eşlik eden başka bir şey daha vardı: meyveler, baharatlar, portakal kabuğu ve karanfilin sıcak notaları.
Sıcak şarap bardaklara doldukça, ortam sadece ısınmadı… yumuşadı. İnsanlar önce ellerini, sonra zihinlerini bıraktı o masaya.
Genelde şehir hız ister. Ama o gün, küçük bir alanda bunun tersini denedik.
Katılımcılar tütsülerini hazırlarken, konuşmalar kendiliğinden sadeleşti. Kimse acele etmedi. Kimse “yetişmeye” çalışmadı.
Bir dal bağlanırken bir anı anlatıldı, bir yaprak yerleştirilirken bir niyet kondu.
Sanki herkes, yaptığı tütsüyle birlikte biraz da içini düzenledi.
Biz Banurca’da doğallığı sadece ürün olarak sunmuyoruz. Onu yaşanabilir kılmaya çalışıyoruz.
The Pause Art’ta yaptığımız bu atölye de bunun bir parçasıydı: şehrin ortasında, doğayla yeniden bağ kurmak.
Karmaşanın içinde küçük bir durak açmak.
Biraz tütsü kokusu, bardakların içinde kalan son yudumlar, ve uzun süre dağılmayan bir huzur.
Dışarı çıkıldığında şehir hâlâ aynıydı. Ama içeri giren herkes, dışarı biraz farklı çıktı.

